Etiketler

, , , , ,

1-IMG_5118.JPG

Bu sabahtan itibaren 2015 bilançosunu yapar, Florida yolculuğunu anlatmaya geçerim diyordum ki biriken işleri bitiremediğimden günün bu saatinde yine günlük zırvalarla yetineceğim.

Sabah kalkar kalkmaz çin fal çubuklarından birini çektim. ‘Guard your feelings today and hide your emotions’ çıktı. Feelings ile emotions farkını hiç bir zaman çok net algılayamamış olsam da şunu anladım, bugün herkese her şeyini öylece anlatma, duygularına hakim ol, hislerini kendine sakla. Tam da bana göre bir şey bu yaa. O yüzden ulu orta günlük yazıp yazmamakta kararsız kaldım. Sonra da dedim ki aman yahu ben çinli miyim neyim ki, onların falına inanayım, gerçi eksik de kalmayayım. O yüzden günün yarısı geçtikten sonra yazmaya başladım. Böylece herkesin gönlü olmuş oldu; hem çinlilerin hem benim.

Bu kutuyu Orlando Universal parkında yeni açılan Harry Potter Diagon Alley dükkanlarından birinde bulup aldım. Orlando’nun parklarını daha sonra renkli resimli yazacağım, çok güzeller. Eurodisney’e de Los Angelos’dakilere fark atarlar.

1-IMG_0828.JPG

İşte Londra, Diagon Alley’deki Weasley ailesinin ıvır zıvır dükkanı. Çin fal çubukları buradaydı.

Şimdi geleyim düne; hava alanı çok kalabalık, bir çok kişi uçaksız kaldı dedimdi ya, çilingir faslından sonra en nihayetinde eve girebildiğimizde Kiki’nin uçağını her zamanki gibi radardan takip etmek üzere bilgisayarın başına oturdum. Bu radardan takip işi en hoşuma giden şey, yolculuk eden kim olursa olsun, yakın çevreden demek istiyorum, hemen takibe alır, minicik uçak, ülkelerin üzerinden geçerken sanki ben de uçağın içindeymiş gibi hayallere dalarım. Piste iniş yaklaştığındaysa bire bir yaşarım. Saçma sapan bir tutku işte. Dün de baktım, bizimkinin uçağını bulamadım. Sonra THY’nin sitesinden kontrol edeyim dedim. Henüz kalkmamış, 1,5 saat kadar rötar gözüküyor ayrıca aynı saate bir uçak daha koymuşlar. Ek sefer. Tarifesiz. Çekirdek, demek biz ayrıldıktan sonra uçamayan insanlar arbede çıkarmaya devam ettiler ki bu ek sefer kondu yorumunu yaptı. Valla ben bunu düşünememiştim ama onu dinledikten sonra haklı olabileceğine inandım. Dün gerçekten görülesi, yaşanası bir kalabalık vardı.

Bu iki uçak rötarlı da olsa bir şekilde kalktılar. Bizimkininkini radardan takip ettim. Öyle bir zamanda indi ki, Kiki bu dönem Paris’te değil, oradan Nancy’e geçmesi lazım, havaalanından treni yakalamasına yarım saat var, pek olası gözükmüyor. Yine de içimiz rahat bir saat sonra bir tren ve ondan bir saat sonra da bir başka son tren var. Elbet birinden birini yakalar, ortada kalmaz. Üzerinden kırk dakika falan geçtikten sonra bizimkinden telefon geldi, ya benim bavullarım hala gelmedi, ikinci treni de kaçıracağım. Ne yapalım olacak o kadar, geç olsun hiç olmasın dedik, kapattık telefonu. Bir müddet sonra artık trene binmiştir diye düşünürken bir telefon daha çaldı. Bütün boşaltma bitti ama benim bavul hala çıkmadı, ne yapayım, bırakıp gideyim mi? Son treni de kaçıracağım. Len nasıl olur? Bırakıp gidilir mi? Valla kimsenin bavulu çıkmadı, biz burada çok kalabalık bir şekilde bekliyoruz. Nasıl yani ya? İşte sadece 10 kişinin bavulu geldi, diğerlerininki yok. Olur mu öyle şey Kiki, emin misin? derken bir de azar işittim sözüne inanmıyorum diye. Fakat gelin görün ki olay gerçekmiş. Kimsenin bavulu gelmemiş. Bavulu gelen o 10 kişi de, ek seferle gelenlerin bir kısmıymış, geri kalanın ve Kiki’nin uçağındakilerin, ki asıl tarifeli olan, hiç birinin gelmemiş. Yok dedik, bavul öyle bırakılıp gidilmez, gidersen eğer bir daha hak iddia edemezsin, edemeyebilirsin. Sıcağı sıcağına tutanak tutturman, adres bildirmen lazım ki, bavul bulunduğunda sana yollasınlar. Danışmanın önü aşırı kalabalık. Evet ama mecbur bekleyeceksin, yapılacak bir şey yok.

Kös kös kuyruğa girdi, bekledi. Tutanak tutuldu. Bizimki dün gecenin bir yarısında Paris’te oturan bir arkadaşına gitti, kaldı. Bu sabah da Nancy’e okula geçti. Bavuldan şu ana kadar hala bir haber yok. Bu arada söylemeden edemeyeceğim, bu sabah bindiği trene kaç para verdi bilmiyorum, soramadım, ama sıkışık zamanlarda, özellikle de tatil dönüşlerinde falan hızlı tren biletlerini öncesinde almamışsan eğer uçak biletinden pahalıya gelir. Bu parantez dünkü taksi ve çilingir macerasına eklenince 2016 senesinin lüzumsuz masraflarla açıldığını söyleyebilirim. Umarım böyle devam etmez. Yine de neyse diyoruz, sağ salim gitsin de…

Şimdi böylesi bir durumda hislere hakim olup, duyguları saklamak nasıl bir şey olur, soruyorum, cevap ver çin falı…

Reklamlar