Etiketler

, , , , , ,

1-IMG_8799.JPG

Vaktim olmamasına rağmen inatla her gün yazmaya devam ediyorum. Bu sıralar evde oturup sadece yemek yapan ve iş bitirmeye çalışan birisi ne anlatabilir ki? Geçmişte yaşadıklarını tabii ki… Öyleyse en son geçmişin en kolayından başlıyorum. Uçak yolculuğu. San Francisco’ya giderken Danimarka, Norveç üzerinden, Alaska ve Canada’ya uğrayıp Seattle yoluyla San Francisco’ya indiğimizden, 13 saat süren bu yolculuktan deneyimle Miami için kendi kafamda daha az süreceğini hesaplamıştım. İşte büyük yanılgılarımdan bir tanesi daha. Ben kimim ki anlamadığım işlerde tahminlerde bulunurum. Hesap çarşıya uymadı, Atlantik Okyanusunu bu sefer daha direkt geçerek, Bermuda Şeytan Üçgenini yaran uçak yine 13 saat sonra Miami havalimanına indi. Bana sorarsanız kilometre hesabına vurulsa daha kısaydı ama bir zamanlar Bermuda Şeytan Üçgeninin orada dev bir mıknatıs bulunduğu, üzerinden geçen gemi, uçak, neyin varsa hepsini yuttuğu söylenirdi, herhalde bu yüzden olacak o civardan geçerken kanat mecbur biraz yavaşladık.

Bu sıkıcı süre dışında yolculuk iyiydi. Bu sefer jetlag olmamaya kesin kararlı bir şekilde hiç uyumadan üst üste 6 film seyrederek gittim, dönüşte paso uyudum tabii. Ama jetlag olmamanın raconu bu bence. Ve yoga hareketleri sayesinde hiç bir yerim ağrımadı, şişmedi. Ayağa kalkabildiğiniz uçak yolculuklarında şiddetle tavsiye ederim, bir köşeye çekilin artık ağaç duruşu mu yaparsınız, ters köpek mi ya da burgulardan birini seçin beğenin ama o kadar işe yarıyor ki ne kadar anlatsam dilimde tüy bitmez. Bu deyimin de ne demek olduğunu hiç algılayamamışımdır, bir ara öğrensem bari ya da kullanmasam. Dilimin pis alışkanlıklarından biri işte.

Aşağıda Purnam Yayınları’ndan Dr. Nagendra, Dr. Nagarathna ve Ayça Gürelman’ın Evde Yoga kitabının kapağı ile içinden örnek bir sayfasını koydum. Bu kadar net ve hedefe yönelik başka anlatım tanımıyor, bilmiyorum. Ayça Gürelman ile İstanbul Yoga Merkezi’nde yoga yapmaya istediğim sıklıkta gidemesem de, bu kitap evde elimden düşmez. Uçakta belimi en rahatlatan hareketse bacaklarımı açarak ya da kapalı fark etmez ama dizleri bükmeden belden aşağıya eğilip hareketsiz kalmak oldu. Omurgamın ilmek ilmek açıldığını, bacak kaslarımın lif lif gerilip gevşediğini hissettim.

Valiz kontrolü ve fıstık ezmeleri

Valiz kontrolü ve fıstık ezmeleri

Fotoğrafların sırasını karıştırmışım, aceleden düzeltemedim. Her iki yolculukta da başıma gelen şey, dönüşte bavulumun incelenmesi oldu. Aslında birinci yolculukta tesadüf diye düşünmüş zaten çok geç fark etmiştim. Sağ üst köşedeki bavula, hiç kilitlemem, içlerine değerli bir şey koymadığımdan belki de, isteyen kolaylıkla açıp bakabilir, ve fakat buna rağmen, kesik atmışlar. Bavulu alır almaz fark ettim tabii ama zaten eski ya, pek umurumda olmadı, her halde bir yere takıldı, yırtıldı falan diye düşünürken, bir kaç gün sonra içinden çıkan not kağıdını fark ettim. Biz sizin bavulu açtık, baktık. Oh iyi yaptınız, ama neden yırttınız diye sorasım geldi, tabii o kağıtta yazana göre sorma hakkımız var ama ezeli tembel olaraktan ve blogun mottosuna uygun davranışlar sergileme endişesiyle hiç bir girişimde bulunmadım, öfkemin, isteğimin geçmesini bekledim. Sahiden de geçti. Sonra bu ikinci seyahatten dönüşte de kimsenin bavulu açılmayıp bir tek benimki yine açılınca Çekirdek dayanamadı. Bavulunda ıvır zıvır yiyecek taşırsan olacağı budur. Bir düşünüp baktım ki haklı. Sadece benim bavulda fıstık ezmeleri, cevizler, bademler, bir takım tohumlar vardı. Eh ne yapalım, hem vegan hem glütensiz yemek yemeğe kalksınlar da bakalım yanlarında daha neler taşırlar, göreyim. Burada lafım bavulumu çizenlere, karıştıranlara…

Bu arada thy her seferinde bana uygun yemek vermeyi başarıyor. Bu iyi haber.

Evde Yoga Ayça Gürelman

Evde Yoga Ayça Gürelman

Reklamlar