Etiketler

, , ,

1-DSCN2443.JPG

Dijital günlüğe en son inat ve inatçı olmak üzerine bir yazı yazıp sonra da yılbaşında aldığın  topu topu iki karardan, aslında ikincisi öyle her gün yapılacak bir şey olmadığından tek karar da denebilir, dolayısıyla, ve fakat bu cümle burada bitmiyor ama bitirip başka bir cümleye atlayasım var, ve yaptım, yapıyorum, tek bir karar almıştın Qune epi topu 12 gün devam ettirebildin. Yuh diyorum sana!

Asıl acıklı olanı da ki ben bunu hep yaparım, çok iyi gidiyor, çok kararlıyım şeklinde ilan ettikten sonra tamamıyla enkaza dönerim. Konuyla ilişkin enkazdan bahsediyorum burada. Yoksa total bir çöküş durumu olmadı. Yine de üç gündür üzerime bir zen sakinliği inmişti. İşin garibi, Florida dönüşünden bu yana böyle garip bir ruh hallerindeyim. Cenneti, cehennemi görüp, yaa olup olacağı bu muymuş diyerek döndüğünde kasmayı bırakan, burada mecaz kasanlara, kasmayanlar zaten üzerine almasın, inançlı bir ruh halindeyim, sanki…

Bir gün doruklardaysam eğer, ertesi günü yeraltına inmelerimin, ki bu aralar oldukça yaşıyorum, en belirgin ve en yankı getiren halini, yankı derken kendi hayatımdan bahsediyorum, bir firmada çalıştığım sıralarda yaşadım. Belki daha önce anlatmışımdır, Hem artık burada kaç senedir bir şeyler anlatmaya çalıştığımdan, eh hafızanın, ne kadar iyi, ne kadar geniş olsa da, çeşitli zipleme teknikleri kullansa da, yine de belirli bir metrekareye sahip olduğuna dair şüphelerim var, hem de yaş itibariyle aynı şeyi sürekli anlatma davranışı sınır boyuna yaklaştığımdan daha önce anlatmış olduğum bir çok şeyi yeniden anlatıyor olabilirim. Eğer konuya farklı bir yaklaşım sergilemiyorsam, lütfen bunu benim başıma, yorumlarınızla kakınız. Hora geçecektir.

Firmada çalışıyorum, mekan değiştirmişiz, yepyeni, ışıldayan bir binaya geçmişiz, en tepede kantin, mola yeri, cafe gibi ortak kullanım alanımız bile var, ikinci köprüye bakan balkonlu manzarasıyla, ayrıca yemekhane muhabbeti bitmiş elimize sodekso biletleri verilmiş, dibine kadar özgürlük elde etmiş hisleri, yenilenmiş bilgisayarlar, cicili bicili fotokopi makineleri, telefon santralleri, topuklu ayakkabılarımın pahalı yer taşlarıyla döşenmiş koridorlarda çıkardığı tınıdan sarhoş, her katı bize ait olan o binanın içinde, kaç katlı olduğunu unuttum artık ama bodrumla birlikte beş vardı sanırım, keyifle yürüyüp gidiyordum. Çalışmak hobi gibi bir şeydi.

Gelgelelim bir gün, artık nasıl bir gündü hatırlamıyorum, mutluluktan öyle başım dönmüştü ki, parantez içinde belirtmek istiyorum, mutluluk kadar berbat bir bela daha bilmiyorum hani, bu kavramı ya da bu hali, kim neden, nasıl ve nerede icat etmişse kafasını gözünü yarasım var, oh içimi döktüm rahatladım, şimdi kaldığım yerden devam edebilirim, açtım posta kutumu ve genel direktörle, ik direktörüne kutlama mesajı yazdım. Uzun süren, meşakkatli tartışmalara yol açan taşınma projesini, binanın içinde çalışanlar için böylesine hoş ve olumlu bir şekilde yönetip sonuçlandırmalarından dolayı ikisine de teşekkür ettim. Eminim daha uzun ve dokunaklı bir şeyler yazmışımdır. Kendimi tanıyorsam eğer duyarlı anlarda elim, ağzım düşer. Ağız düşmesi için genellikle alkol de gerekir ama elim oldukça çabuk düşer, klavyeye bir kere dokunmakla iş biter. Ama özeti buydu. O akşam mesai bitiminde eve servisle, huşu içinde döndüm. Ertesi sabah oldukça iyi kalktım, makyaj yaptım, o zamanlar kozmetik firmasında çalışıyorum, her gün hiç sektirmeden keyifle yapardım, servisime bindim, her zamanki gibi güle oynaya şirket yakınlarına geldim. Servisler şirketlere sabahın köründe bırakır, çünkü bizden sonra bir de yuva çocuklarını okula götürme işi vardır, ama biz bir grup kapıdan içeriye girmezdik,  yakında bir park vardı, o parkın orada iner ağaçların içerisinde gizli saklı bir cafede kahvaltımızı eder sonra yine güle oynaya masalarımızın başına dönerdik, işte o sabah da aynısını yaptık.

Masama geçtim, bilgisayarımı açtım. İlk işim posta kutusuna girmek ve İK direktörüyle, bizim bölüm direktörüne istifa mektubumu yazmak oldu. Üç gün düşün sen, hemen karar verme dediler, büyük bir cömertlikle… Üç gün düşündüm, kararım kesin dedim, ayrılış o ayrılış. Sonra arada sıkılıp bir senelik bir kaç aylık başka şirket maceralarım olsa da başka hiç bir yer kesmedi. O günden beri de evdeyim.

Kıssadan hisse, çok kararlıysam ve mutluluk sergiliyorsam eğer, bu işin arkasından kesin bir bokluk çıkacak demektir.

Not: Florida fotoğrafları koymaya devam ediyorum. O eyalete çok bağlandım. Neden bilmiyorum? Seyahati anlatmaya bir başlasam, belki çözebilirim. Halbuki New York, New York şeklinde sayıklıyordum. Yukarıdaki, Miami, Ocean Drive’da kaldırımdan yürürken önünden geçtiğimiz, kenara sıralı barlardan birinin içi. Bütün ahali dışarıdaki masalara yayılmış koca bardaklarla çeşitli kokteyller içtiğinden iç mekanlar bomboş.

Reklamlar