Etiketler

, , , ,

1-IMG_6933

Çekirdek bir haftalığına burada. Bu sefer değişik bir şey yapalım ve gezelim dedik. İroni değil bu, her geldiğinde eve iş getiriyor diyelim. Eh benim çeviriler hiç bitmiyor zaten, salonda karşılıklı oturup çalışıyoruz, derken onun gitme vakti geliyor, birlikte gezememiş olmanın iç burukluğu ve hüzünle bavulunu hazırlayıp yola çıkıyor, ben de arkasından bakıyorum. Yine de kadim alışkanlıklardan kurtulup yeni bir evrene geçmek hiç kolay değil. O yüzden dün dışarı adım atabildiğimizde saat 15:30 olmuştu bile. Bizi ancak ancak Kadıköy paklar dedik. Kartpostalcıları gezdik. 40 tl’lik kart almışım. Saray’da bir şeyler atıştırdık. Bir de anlamsız Osmanlı ceketi aldım 20 tl’ye kostüm gibi, ince yorgandan bozulup yapılmış sanki, tam kışlık, ama aklım kalmıştı. Adliye’nin karşısındaki sanat ve kültür merkezinin bahçesinde kermes varmış. Tek dişe dokunur şey oydu. İlk fırsatta giyinip fotoğrafını koyacağım.

2-IMG_6935

Sahafları dolaşınca uzun zamandır aklımın kaldığı çocukluğumun çizgi roman dergisi Tina’yı dayanamadım son anda aldım. Üstelik görünürde yoktu, kendim kaşındım, kendim sordum. Tam da dükkanlar kapanmak üzereydi. Parama sonunda kıydım. Kaç lira olduğunu hiç söylemeyeyim. Çok lira. Gerçi mutluluğumun haddi hesabı yok. Benim de artık bir Tina’m var. İçimden bir ses sen bunun tüm ciltlerini alırsın diyor, hani bir kere dövme yaptıran tüm vücudunu kaplatana kadar rahat etmezmiş ya o benimki de o hesap sanki ve fakat kendimi tutuyorum, tutacağım.

3-IMG_6936

Akşam eve gelince okumaya başladım. İlk şaşkınlığım yaw bunlar ne saçma sapan şeylermiş, ben bunlarla mı büyümüşüm oldu. Neden zaman zaman zeka geriliği, algılama eksikliği, iletişim bozukluğu vakaları görüldüğü ortaya çıkmış oldu. Yine de mutluluğuma gölge düşüremediler. Dergi elime geçtiğinde ilk olarak hemen arka sayfalara geçer, Afacan Cüceler’i okurdum. O ‘r’ harfini kaçırmalarına bayılırdım.

4-IMG_6937

İkinci olarak Canım Tina’ya geçerdim. Bunlar bir evvelki sayıdan devamlı olurdu.

5-IMG_6938

Sonra da Jackie ve Deli Gençlik. Daha genç olmama çok vardı ama o zamanlardan hayrandım işte. Bu üçünü bir çırpıda okunduktan sonra geriye diğerleri kalırdı onları da baştan sona okur, bilmecelerini yapar, fıkraları gözden geçirir bir çoğuna çok gülerdim. Dün gece okuduğumda sevimsizliklerine şaşkınlık geçirdim.

1-IMG_6940

Garip Tabiat ilginç şeyleri anlatırdı, Sizler İçin sayfasında da genellikle türk ya da yabancı şarkıcılar, şarkı sözleri olurdu. Zaten şarkı sözleri uzun müddet bizim neslin kızlarını meşgul etmiştir. O zamanlar hepimizin anket defterlerinin yanı sıra şarkı sözleri defterimiz vardı. Bir nevi scrapbook gibi tutardık. Kenar süsleri, çıkartmalar, kesilip yapıştırılan resimler vs…  France Gall röportajını görünce donup kaldım. France Gall 1990 yılında Lyon’a gider gitmez sesi çok hoşuma gittiği, içimi sıcacık yaptığı için cd’sini aldığım ilk şarkıcıydı ama bir türlü de anlam verememiştim ben bu kadını nereden tanıyorum, imkan yok diye… zihin unutuyor işte ama organlar, beden asla.

2-IMG_6941

Bu son fotoğraf da France Gall’ün gençlik resmi. 1947’li olduğuna göre o zamanlar 21 yaşında falanmış. Benim aklımda kalan ve tercih ettiğim Fransa’da ilk defa tanışıyorum sandığım olgun kadınlık halleri.

Artık yollara dökülelim, bugün saat konusunda dünden biraz daha halliceyiz.

Reklamlar