Etiketler

, , , , , , ,

img_8783

Yazmak için sinirlenmek gerekliymiş. Gerçi bu sinir başka, ziyadesiyle kişisel bir sinir yoksa yaşadığımız ülkede çok şükür o konuda bir sıkıntı yok. Bolluk içinde yaşamak buna denmezse neye denir bilemiyorum. Bundan bir on yıl sonra tüm nobel edebiyat ödülleri peş peşe bizim olursa Qune bunu zamanında aha şuracığa yazmıştı diye hatırlanır umarım.

Şu an matkapla beynimi deliyorlar, dış cephede mantolama var. Eski evde yıkım süreci başlamışken, her taraftan balyoz ve matkap sesleri yükselirken, her yer molozken 10 gün oturmak zorunda kalmışlığım yüzünden bu ses her zamankinden fazla gerer oldu.

img_8618

Kapımı açtığımda karşılaştığım manzara buydu, en son gün trabzanları bile söktüler, elektriği zaten kapatmışlardı fenerle inip çıkıyorduk, sonra eski apartman görevlisi halimize acıdı da gitti açtı son iki gün en azından biraz rahat ettik.  Neyse asıl sinirim bu da değil.

Dün akşam birinci resimdeki masanın üzerinde bir de bilgisayarım vardı ve Westworld’ün son beşinci bölümünü izliyorduk. Normalde böyle bir şey yapmayız, yok masa toplu olur anlamında söylemiyorum masa biz eve yerleşmiş olsak da aynı şekil olurdu ama bilgisayarım üzerinde değil televizyona bağlanacağından başka yerde olurdu, dün gece değildi çünkü ara bağlantı kablosunu taşınma esnasında nereye tıkmışsak günlerdir bir türlü bulamıyoruz, diyeceğim şu ki tam bölüm sonuna yaklaşmış iken bende ani bir susuzluk, su içme ihtiyacı başgösterdi. Heyecanla bir hamle yaptım, su bardağını elime almak yerine bilgisayarın üzerine devirdim. Daha önce de aynı şekil bir takım ufak tefek kahve ya da su kazaları olmuştu, sıçrama düzeyinde kalmıştı, ciddi bir sorun çıkmamıştı ya da ben öyle sanmıştım çünkü son zamanlarda pil şarj etmemeye yüzde 60 doluluk varken bilgisayar fişe takılı değilse aniden kapanmaya ve fişe takılmazsa açılmamaya başlamıştı. Ama dünkü sel görülecek şeydi, kelimesi kelimesine dopdolu bir bardak, klavyenin ve ekranın dibine tamamıyla boşaldı hemen alıp ters çevirmeme rağmen alet kendiliğinden kapandı. Şu an Kiki’nin tuşları eksik ıskartaya çıkarılan macbook’uyla idare ediyorum, ona da bir zamanlar aseton dökülmüştü tuşlar o yüzden eksik, işkence içinde ve tekrar ediyorum sinirle yazıyorum.

IMG_8785.JPG

Kusacaklarım biter bitmez caddedeki apple’a gidip kendi macbook’umu bir açtıracağım. Dün bir de, iki kere açmayı denedim, açıldı bir iki dakika sonra çat diye kapandı. Derken biraz geç de olsa youtube’dan falan baktım, bu gibi durumlarda 96 saat hiç açmamayı tavsiye ediyorlarmış. Neyse öğrendiğim iyi oldu deyip yattım, gece kabus gördüm, saat 3 gibi uyanıp Stanislavski’nin Bir Aktör Hazırlanıyor’un ingilizcesini kindle’dan, ışık açmadan okuyabileceğim tek alet olduğundan, bir hayli okuduktan sonra dalmışım bu sabah 8’de uyandım.

Akıllanır mıyım bilmiyorum? Pek sanmıyorum. Umarım kurtulur. Bu arada güncellemelere çok meraklı olduğumdan macbook’un yeni işletim sistemini ismini unuttum şimdi kurmuştum. Bu iyi haber. Çünkü pek back up falan yapmam. Hard drive’larım nerede onu da bilmiyorum şu an. Açılmamış o kadar fazla kutu var ki… Dün çok korktum, bir şey olacağından değil ama tüm karınca karınca tuttuğum günlüklerim, roman başlangıçlarım, tasarılarım, öykülerim vs… hiç birinin yedeği yoktu. Üstüne, dün gündüz tam son anda greencard başvurusunda bulunmuştum ve kontrol numaramı belgelerime kaydetmiştim. Kazansam bile o numara olmazsa eğer ruhum duymaz, kimse kimseyi kazandınız buyrun gelin diye aramıyor. Yani korkunç bir geceydi. Westworld zaten olmamış bir dizi, beşinci bölüme geldik ortada hala daha kurguya benzer bir hareket yok ona da sinirlendim şimdi. Bir daha seyretmeyeceğim diyesim var ama yalan olur seyrederim, şimdi bir de bunun için tükürdüğümü yalamayayım zaten başka her şey için yeterince yapıyorum. İyi habere gelince: apple’ın yeni işletim sistemi belgelerimi ve masa üstünü de fotoğrafların yanı sıra icloude’a alıp kaydediyor, bu sabah iki bardak limonlu su ve bir fincan kahveden sonra kafam çalışmaya başlayınca kontrol ettim tüm servetim, başvuru numaram bile cep telefonumda mevcut ve ulaşılır biçimde….

Bunca lanetin arasında apple seni seviyorum.

Reklamlar